ANASAYFA

 
   KONSER
   KİTAP

 
  WORLD TOP 10
    MUZIKLINE

  MESAJ PANOSU


STAR ALBÜM RÖPORTAJ VCD DVD

  Umay Umay
28 Şubat'ta Diyarbakır'da yapacağı söyleşiye hazırlanan Umay Umay, yeni "mail röportaj" konuğumuz. Verdiği bilgiye bakılırsa şimdilerde Elvis Costello'nun "I want you" şarkısı dilinden düşmüyormuş... Müzikten günlük yaşamına, kitaplarından yaşama bakışına, yeni Türkiye manzaraları karşısındaki duygu ve düşüncelerine dolu dolu bir sohbet olacağını düşünüyoruz...

Ediz- Yaşamın ilk yılları, çocukluk, kendini farketmeye başlama dönemleri...İnsan hayatının gidişatını belirleyen dönemler, Umay için nasıl geçti...Şöyle dönüp baktığında o yılları nasıl değerlendiriyorsun...İyi ki o yılları yaşamışım mı ağırlıkla ağzından çıkıyor, yoksa keşke farklı bir şekilde yaşasaydım mı?
Çizmeni istediğim bir aile portresi bir bakıma...!
Müziğin gücünü nasıl fark ettin sonra...İlk mail'de de sormak istediğim buydu aslında...
Seni yakalayan ilk şarkı, şarkıcı kimdi? Bugün aynı şarkı ya da şarkıcıyı dinlediğinde hissettiklerin neler?

Umay- Çocukluğum=),,,,,, Ben her zaman sadece kendiyle ilgilenen,en çok kendini merak eden ve insanlardan kaçarak yaşayan bir çocuktum. Bugünlerde insanlardan kaçarak yaşamayı çok beceremesem de en sevdiğim arkadaşlarımla bile yapayalnız olduğumu fark ediyorum. Kendimde kendimden başkasına fazla tahammülüm yok.

Keşke şöyle olsaydı, aman böyle olsaydı, ayy şu olmasaydı dediğim hiç bir şey yok. Çünkü bugün sahip olduğum değerli acılarıma da , mutluluklarıma da yaşananlar neden oldu. Ve hayatıma kutsal bir hikaye gibi tapıyorum. Çünkü onu ben yaptım. Uçulacaksa uçtum, düşülecekse düştüm, rezil olunulacaksa zevkle oldum, korkulacaksa sonuna kadar korktum ve tüm yaşadıklarımın sonucunda ARTIK dışardaki hayata cevap verme gereği bile duymayan cesur biri oldum. Artık çok güçlü biriyim çünkü gücümü güçsüzlüklerimden çekip çıkardım. kıçımı doğru denene, böyle ollara, şöyle davranlara, bizim gibi ol kazanlara dayamadım. Hiç bir şeyden pişman değilim. Bilmem anlatabiliyor muyum?

En çok özlediğim annemin güzelliği ve tek başıma duvar voleybolu oynadığım duvarlar ve üzerine yatarak uyuduğum teybim.

Beni ilk yakalayan müzik düğünlerde çalınan komparsita sanırım=), çok emin değilim. Yaşadığım küçük kasabada bir düğün orkestrası vardı. Soğuk ve uzak bir çocuk olmama rağmen onlara ve müzik aletlerine çok sıcaktım. Ve her düğünde mutlaka kurtlarımı dökene kadar dans ederdim. Ben müziğin gücünü dansla beraber keşfettim. Odamda da deliler gibi dans ederdim.

Sonra ruhi su'nun sazı ve sesiyle tanıştım. İşte o gür sesli müthiş adamın söylediği türküler, duruşu, mağrurluğu beni ele geçirdi. 11 yaşında küçücük bi veletken ilk devrim şarkıları söylediğim solo konserimi vermiştim.

Sonra Rock'la tanıştım... Hapı yuttum=)

Ama hiç bir zaman kimseyi taklit edemedim. Bu her konuda böyleydi. Ben her zaman kendi dünyasını kuran, tasarlayan ve hayata dayatan biriydim. En büyük silahım SESSİZ KALMAKTI...Tıpkı bugünkü gibi!! Kimseye benzememek doğanın bana hediyesi, numarasını çektiğim basit bi moda değil. Ve kendine benzemeyen hiçbir müziği ya da sanat eserini dünyayı kasıp kavursa da ilgi duymam.

Ediz- Aslına bakılırsa son yıllarda müziğinizden çok yazdıklarınız konuşuluyor...Yazı ve müzik arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Yaşadıklarını, içinde kopan fırtınaları ifade etmek için öncelik yazının mı müziğin mi olmalı?
Kendinizi hangisinde daha başarılı buluyorsunuz?

Umay- Ben sanırım ikisi arasındaki ilişkinin nedenlerini unuttum. Birbirinin içine öyle geçtiler ki şarkı mı yazıyorum, şiir mi yazıyorum farkına varamadığım anlar oluyor. Genellikle sayıklama modeliyle çalıştığım için bazıları şiir, bazıları hikâye, bazıları şarkı oluyor.
Öncelik uzun süredir edebiyata geçmişti. Ancak şimdi edebiyat müziği, ya da müziğin edebiyatını yapmak zamanı. İstesem de kopamıyorlar çünkü. Eğer kalbinizi tüm formlardan uzak ve çoooook derin denizlerin dibine fırlatıp atmışsanız bir daha yukarıya çıkmak çok zordur. Yukarıda olup biten her şey size laylaylom gelir.
Başarı bir an bile ilgilenmediğim bir durum. Yaratmanın dünya değerleriyle nerdeyse hiç ilgisi yok. Ancak her şey o kadar ticari, kirli ve sıkıcı ki başarı denen bir komedi herkesin başında çekiç gibi. Başarıyı başaranlarla başbaşa bırakmayı hedefledim en başından. Hiçbir zaman, hiçbir konuda ringe çıkmadım. Kendime yarıştığım ya da döğüştüğüm birini edinmedim. Ben yola çıktım. Tek başıma ve sessiz ve mağrur ve kendiyle boğuşan. bu bir yol, bir hikâye. Bana benzeyen, hissedenlerin hikayesi. Diğerlerin de zaten gözüm yok.
 
Daha önceki Röportajlar:
1 - Umay Umay
2 - Burak Uçkun
3 - Georges Moustaki
4 - Serdar Öztop
5 - İlhan İrem 3.bölüm
6 - İlhan İrem 2. bölüm
7 - İlhan İrem
8 - John Lee Hooker (1917-2001)
9 - STARSAİLOR
10 - Naim Dilmener
11 - Eric Clapton
12 - Bülent Ortaçgil



Muzikline Arşiv

Üye Girişi
Şifremi Unuttum
Üye Olun

Sezen Aksu
Kaybolan Yıllar
Hümeyra
Sessiz Gemi
Mehmet Pekün
Zor Dostum

    VIDEO KLIP
   DOWNLOAD


    NOSTALJİ


  

  

  
   
© 2000 - 2002 muzikline.net-powered by  


Muzikline.net İçerik: Ediz